Online Randevu Tedavi Ücreti

Bir Cerrahın Anıları

Meslek hayatımda hastalarımla ilgili bir çok anım oldu. Bunların bazıları onur verici bazıları üzücü, bazıları ise yıpratıcıydı. Hepsini ayrı sayfalarda paylaşmıştırm, kolay okunsun diye bir sayfaya topladım.

İşte Bir Cerrahın Anıları

Gülen Hasta

Asistanlık yılları cerrahi polikliniğinde çalışıyorum orta yaşlı bir erkek geldi makattan kanama, şişlik ağrı gibi şikayetleri varmış, şikayetlerini dinledim,parmakla muayene etmem gerektiğini söyledim yüzü değişti. Muayene için paravanın arkasına geçmesini ve hazırlanmasını söyledim.

Paravanın arkasına geçti yardımcım Mehmet vardı hazırladı makattan parmakla muayene etmek için eldivenimi giydim tam muayene edeceğim kahkahalarla gülüyor.Uzaklaşıyorum susuyor, tam muayene edeceğim yeniden kahkahalarla gülüyor bende gülmemek için dudağımı ısırıyorum ama bellide etmek istemiyorum.Neyse sonunda abartılı kahkahalar arasında muayeneyi tamamladım ama parmakla kanamayı izah edecek bir şey tesbit edemedim.
Bu durumda ileri tetkik gerekiyor.
Hasta giyindi geldi kendisine kanamanın izahı için makattan bir aletle girilerek görüntülemek (rektoskopi) gerektiğini anlattım ve rektoskopi randevusu alması için randevu rektoskopi istem belgesini doldurdum ve verdim.
Bir hafta sonra rektoskopi odasındayım sırayla hastaları alıp 2 parmak kalınlığında rektoskop denilen aletle makattan girip kalın barsağın son kısmına bakıyoruz.Sıradaki hasta geldi birde ne göreyim poliklinikte parmak muayenesinde aralıksız kahkaha gülen hasta “yandık” dedim kendi kendime.Bana denk gelme ihtimali beşte birdi ama ne şans ki benim olduğum güne randevu almış
Hemşire hanım hastayı hazırladı.

Namaz kılarken secdeye varılan pozisyonda duruyor.Rektoskopu aldım ışığını yaktım tam aleti gireceğim poliklinitekinden daha abartılı şiddette kahkaha atıyor,aleti uzaklaştırıyorum susuyor tam gireceğim yine kahkahalar. Defalarca denedim olmuyor.
Parmakla muayene neyse bir şekilde gülerken de yapılabiliyor ama rektoskop mümkün değil olmuyor. Hasta özür diliyor tekrar deneyelim diyor ama gene basıyor kahkahayı yani sonuç aynı 🙂
Dakikalarca uğraştık bir yandan hasta bir yandan ben bir yandan hemşire hanım güldük ama rektoskopi yapmayı başaramadık 🙂

İlk Saç Ekimimiz

Kurs döneminde orada gördüğüm ekipanları aldım ve seti kurdum. osmaniyeye döndüm saç ekimi yapmak için kel aday arıyoruz. ilk vaka ya o sebeple bedava yapmaya karar verdim hani bir sıkıntı olursa bari bir de adamaın parasını almayalım diye düşündüm.

Neyse bir arkadaşa teklif ettim o da kabul ettik. Ekim günü tüm hazırlıklar bitti ve hastayı aldık. O yıllarda FUT yöntemi yapıyordum, enseyi tıraş ettim ve çıkarabilecek kadar hemde kocaman bir parça çıkardım. Masaya koyduk elemanlar greftleri ayırmaya başladlar. Ben de enseyi dikip, kanalları açmaya başladım ve binlerce kanal açtım. Doğal görünsün diye kanalları olabildiğince ince aletle açtım.

Ve ekime başladım, başladım da kanallar küçük olduğu için denediğim 10 greftten 9 unu ekemiyorum. Dayanılmaz bir strese girdim, hasta son derece uyumlu ama ben sinirden kuduruyorum. Greftler serumda beklerken kanalları genişletmeye karar verdim ve daha kalın bir aletle var olan kanalları genişlettim. Tabi bu arada saatler geçti. Yeniden ekime başladım ama bir de ne göreyim serumda bekleyen greftler beklemeten şişmiş ve 2 katını geçmiş ve ayı sorun. kanalları genişletmiş olsam da greftler daha fazla şiştiği için ekemedim.Hasta bir masada yatıyor greftler başka masada yatıyor ben oturdum çaresiz bir şekilde onları seyrediyorum. Tabi bu arada uyuşturucunun da etkisi getçi.

Sonra bir düşündüm kökleri alalı 8-9 saat geçmiş yani kökler oksijensizlikten büyük ihtimalle ölmüş. Hastayla konuştum kökleri çöpe attım. Neyse ki hasta son derece beyefendi biriydi ve üzülmememi ve bu tür sorunlar olabileceğini söyleyerek beni teselli etti. Ücret almamıştım ama yine de hakkını helal eder inşallah. Sonraki vakalarda daha küçük parçalar aldım vede yaşadığımız sorunlara çözümler ürettim. 2005 yılında da FUE yöntemine geçtik. Kısa süre uyguladığım FUT bizim için bir anı oldu.

Meraklı Hasta

Aradan 4-5 dakika geçmiştiki kadın içeri girmeden kapıdan kafasını sokarak yine gülerek baktı dururmuyum hiç “ hıııı popomu merak ettin değimli” dedim,yazık kadıncağız yine gülme krizi gibi gülerek kafasını çekip geri kapıyı kapattı.

Meğerse ilk çıkışında gülerek çıkarken Bağ-Kur karnesini unutmuş onu almaya gelmişmiş meraktan değil J

Tekrar gelemeyeceğini tahmin ettiğim için karnesini yardımcımla gönderdim.

Yanlış Tarafa Ameliyat

Bu sayfada bana ilginç gelen anılarımı okuyabilirsiniz ilginizi çekmeyenler olursa lütfen hoş görün

7 Yaşlarında bir erkek çocuk kasık fıtığı teşhisiyle yatırıldı ve aynı gün ameliyata alındır.Hasta uyutuldu ve ameliyata başlandı dosyasında “sağ kasık fıtığı” yazdığı için sağ kasığını açtık ama fıtık bulamadık. Önemli bir hata yapmış ve hastanın fıtık olmayan tarafınıda kesmiştik ve yapacak bir şey yoktu hasta sahipleri yanlış tarafın kesildiğini ve dahada önemlisi soldaki fıtığın durduğunu görecekti Yapacak tek şey sol tarafınada bakmaktı o tarafıda açtım fıtık vardı ve ameliyatı yaptık fıtığı onardık.

Tabi bu durumu aileye anlatmak o kadarda kolay değildi en iyisi tatlıya bağlanacak bir yalan uydurmaktı. 🙂

Hasta ameliyathaneden çıkmadan ameliyathane kapısında stresle bekleyen aileyi başıma topladım “çocuğunuzun sağ tarafındada fıtık varmış narkoz verince meydana çıktı ve çocuk uyumuşken bir kez daha ameliyat olmak zorunda kalmasın diye sağ tarafınıda ameliyat ettim.Bu ikinci işlemi size sormadan yaptığımız için sizden ek ücret talep edilmeyecek” dedim ve durumu kurtardım.Neyse ki çocuklarda yaptığım bir kesi ve dikiş tarzı sayesinde hiç iz kalmıyor.

Karında Unutulan Ped

Karaciğer kisti teşhisiyle ameliyat ettiğimiz hastanın karaciğerinin etrafına sardığımız bez göz önünde olmadığı için görememişiz ve karaciğerin üzerinde unutup karnı dikip ameliyatı bitirmişiz.

Hani bazen insanın şansı döner ya işte öyle oldu:ya hastamın yada benim şansım döndü aynı günün gece saat 23 ünde aklıma takıldı,o bezi çıkardıkmı?,çıkardığımızı bir türlü hatırlayamadım çıkarmadığımızıda hatırlamıyordum ama dayanılmaz bir sıkıntıya girdim.Kalkıp ameliyata giren tüm ekip elemanlarını dolaştım ve tek tek sordum ne yazıkki hiçbiri çıkardığımızdan emin değildi.

Gece yarısı hastanın yanına gittim normalde olması gerektiği gibi ağrısı vardır,hastaya “ameliyatta olabilecek kanın akması için koyduğumuz borunun (dren) tıkandığını yeniden ameliyata almamız gerekiyor” dedim ve tekrar ameliyata aldım

Karnı tekrar açtığımızda o kocaman bez parçasının karaciğerin üstünde kaldığını gördüm ve alıp karnı kapattım. Tabiki ekibi dışarıya kesinlikle bilgi çıkmayacağı konusunda sıkı sıkı tembih ederek.
O vakadan sonra şunu anladım;dindar olunmasada Allahın sevdiği kulu olunabiliyormuş 🙂

Hayat Kurtaran Ameliyat

Hayat kurtarmanın mutluluğu
Hep dramatik anı olacak değil ya birde gurur duyacağım anımı yazayım bari 🙂
Tesadüfen acil servisten genel cerrahi polikliğine geçiyordum ambulans yanaştı genç bir insan indiriyorlardı. Hastaya baktım bembeyaz olmuş belliki ciddi kan kaybı vardı, nabzına baktım zorlukla hissedilebiliyor tansiyon çok düşüktü. Yaralanmanın tarzını ve sebebini  sordum yanındaki bayan “tabacasını kemerinden çıkarırken ateş aldı ve kasığından vuruldu” dedi. Mesleği astsubaymış O arada tansiyonuna baktık 3-4 civarındaydı.
Hastayı acil servise dahi alacak zaman yoktu,ambulanstan ameliyathaneye çıkardık. O arada hastanenin karşındaki kışlaya kan bulunmasını bildirdik.
Ameliyata başladığımızda tansiyon artık alınamıyordu ama kalbi çalışıyordu.Hemen kan ve serum vermeye başladık.Parçalanmış kasık bölgesi damarlarından olan kanamayı geçici olarak durdurduk.Verilen kanlar sayesinde hastanın hayati bulguları normale yaklaştıktan sonra damarları onardık ve ameliyatı yüzümüzün akıyla bitirdi.
Ameliyat 6 saat sürdü.
Ameliyat boyunca 37  torba (ünite) kan verdik.
Sayısız serum takıldı.
Çok stres yaşamıştık yorulmuştuk ama mükemmel bir iş çıkarmıştık tüm ekip mutlu bir şekilde evine gitti.
Hani derler ya öldürmeyen Allah öldürmez diye;tesadüfen oradan geçiyor olmasaydım,aralıksız kan temin edebildiğimiz kışla karşımızda olmasaydı,ekip acil müdahaleler konusunda birikimli olmasaydı,damar cerrahisi konusunda bilgim olmasaydı (meraktan öğrenmiştim) acaba o kişi hayatta olabilirmiydi.
Hala kafama takılır acaba bir asker bu kadar dalgın olabilirmiydi yoksa yanında gergin ve suçlu suçlu duran kadın bir şeye kızıp silahamı sarılmıştı.Tabiki bu olayın magazin boyutu ve beni hiç ilgilendirmez.

Yetersiz Bilgilendirme

Şevket adlı 30 yaşlarında bir hasta geldi yanında akrabaları da vardı, makattan kanama oluyormuş. Aletle baktım bağırsağının son kısmında kanser vardı.Bu yaşta çok seyrek görülür ama neyse ki hemoroid deyip ilaç yazıp göndermek yerine aletle bakmayı düşünmüş ve erken ve doğru teşhis koymuştum.
Hastaya kanser olduğunu söylemek kültürel olarak zor olduğu için yanındaki akrabalarını başka odaya çağırdım ve onlara kanser olduğunu ve en kısa sürede ameliyat olması gerektiğini anlattım.Akrabaları hastaya söylemememi istediler.Bende hastaya bir anlamda yalan söyleyip “basurun var ama burada ameliyat olamazsın üniversitede ameliyat olman gerekiyor” dedim ve sevk ettim.
Aradan 2 yıl geçmişti bir gün ileri derece zayıf bir hasta getirdiler baktım Şevket.Gördüğüm anda hatırladım ne yaptınız dedim üniversiteye gittik orda bana “makatını alacağız bağırsağını karnına bağlayacağız” dediler.Bende basur için makatımın alınmasını istemedim basur ilacı kullandım dedi.
Bana kontrole gelmiş baktım bağırsağındaki kanser çok ilerlemiş ve yapılabilecek hiçbir şey kalmamış.bir kaç ay sonra duydum ölmüş.
Keşke akrabalarına değil de kendine söyleseydim belki de ameliyatı kabul ederdi düşüncesiyle çok pişmanlık duydum haftalarca huzurum kaçtı.

Unutmadığım Anım

Köyde iki yeşillik alan vardı biri jandarma karakolu diğeri sağlık ocağının bahçesiydi,jandarma karakolu telle çevrili olduğu için eşekler oraya giremezdi.karakola giremeyince de sağlık ocağındaki güllere dadanırlardı.Güllere gözüm gibi bakardım ama eşekler girdiğinde darmadağın ederlerdi ve sinir olurdum.Güllerin çoğu penceremin önündeydi eşeklerin yediğini görünce Ali Efendiye “koş şunları kov” derdim ama az sonra geri gelirlerdi.

Sonunda bir çözüm buldum.

Odam yerden 1.5 metre yüksekti eşekleri biraz yukardan görüyordum.Ali Efendiye söyledim kullanılmış enjektörlere su doldurttum (rahat fırlatabilmek ve isabet kaydedebilmek için ağır olması gerekiyordu) ve cephane olarak bir köşeye yığdım.Eşekler güllerimi yemeye gelince bir enjektör fırlatıyordum,poposuna iğne saplanan eşek acıyla dörtnala kaçıyordu.Her gelen eşeği bu şekilde iğneleyerek uzaklaştırdım bir süre sonra eşekler “kıçını belaya sokmamak” gelmez oldular bu sayede güllerim yeniden büyüyüp canlandı.

Şimdi düşünüp üzülüyorum yapılacak şey değilmiş ama yapmışım,elim kırılsaymış ta yapmasaymışım.

Yazık be hayvancağızlara 🙂

Hastanın Oğlu

65 yaşlarında safra kesesinde taş olan kadın hastaya safra kesesi ameliyatı yaptık.Yeni yöntem kapalı sistemle ameliyat ettik.Ameliyattan 4 gün sonra hastanın karnına safra aktığını fark ettim ve yeniden ameliyata almaya karar verdik.Olabilecek ihtimaller safra kanalı yaralanması veya kanalı kapatmak için koyduğumuz metal klipin açılmış olması halleriydi.Ailesini konu hakkında aydınlatıp onayını aldıktan sonra yeniden ameliyata aldık.

Karnını açtığımda ana safra kanalının çürümüş olduğunu gördüm,hayatımda böyle bir sorun ne duymuş nede görmüştüm.Ana safra kanalında olan sorunların çözümünü bildiğim için ameliyatı bilimsel kurallarda devam ettirmeye karar verdim ve 7 saatlik bir ameliyatla yeni bir ana safra kanalı yapıp safrayı bağırsağa akıtacak yolu oluşturup ameliyata son verdim.Gece başladığımız ameliyat sabaha karşı bitti.

Ameliyat sonrası erken dönemde sorun yaşamadık ama 7.gün hastanın genel durumu bozuldu ve öldü.Bütün çabamıza rağmen birazda yaşı gereği yükü kaldıramadı ve öldü.Tüm ekip için son derece üzüntü vericiydi.

Aradan 2 yıl geçmişti arabama yakıt alıyordum yandaki pompada da bir başkası yakıt alıyordu, döndü inanılmaz düzeyde kötü bir bakış attı sanki annesini ben öldürmüşüm gibi kinle baktı.O an hatırladım ölen o kadının oğluydu.Benim için hastanın ölümünden çok daha üzücü bir andı kendimi çok kötü hissetmiştim.Hayatımın en uzun,zahmetli ve zor ameliyatını yapmıştım,ölümünde cerrahi kusur yoktu ama oğlu beni suçlar gibi bakmıştı.Çok üzülmüştüm çok 🙁

Allah hiç kimsenin ve hiçbir cerrahın başına vermesin.

Hasta Konuşmaları

Bu sayfada yıllar içinde hastalarımla konuştuğum komik,üzücü,sinirlendirici replikleri yazacağım.Yazdığım repliklerde kişinin adı geçmeyeceği için etik açıdan sorun yaratmayacağını düşünüyorum. Bir anlamda fıkra gibi değerlendirilebilecek kısa konuşmalar.

  • Doktor bey makat çatlağım için yazdığınız ilacın içinde nitrogliserin olduğu yazıyor, dinamitin de içinde aynı maddeden var makatıma sürersem patlamasın sakın.
  • Söylemeye utanıyorum ama nasıl olsa bakınca anlayacaksınız ben gayim
  • Gece osuruyorum sesine uyanıyorum, çok fazla olduğu için uykusuz kalıyorum ne yapabilirim

Ameliyatta Kaçan Hasta

Ameliyatın yarısında sıkılıp kaçan hasta

2004 yılı eski yöntem FUT la seç ekimi yapıyoruz.Ameliyathane hazırlandı her şey saç ekimi yapılacak hale getirildi.Hastayı aldık, ensesinde gereken yeri tıraş ettik.Ameliyata başladık ensesini uyuşturdum ve enseden alınacak parçayı alıp ensesini kapattım.

Hemşireler kökleri ayıklamaya başladı bu arada bende ekim yapılacak kanalları açmaya başladım yaklaşık yarım saat sonra kanallar açılmış ve bir miktar kök ekim için hazırlanmıştı.

Saçları ekmeye başladım 10-15 dakika sonra hasta “ben sıkıldım” diye söylenmeye başladı. Birkaç dakika teskin etsemde hasta giderek sesini yükseltiyor ve yeni bahaneler uydurmaya devam devam etti. Birileri kafasını tutuyor ama sürekli “ben gideceğim” diyor,az kaldı falan desekte iş çok uzun.

En iyisi uyutucu bir ilaç vereyim uyusun diye düşünerek damardan bir ilaç yaptım hasta anında derin bir uykuya daldı ve rahat rahat ekime ekime yeniden başladık.

Saç ekimine devam ediyorduk ki 10 dakika geçmedi hasta geri uyandı am bu defa daha garip olmuş körkütük sarhoş. Uyumadan önce az çok laf dinleyen hasta etrafa zarar verecek kadar dengesiz davranıyor. Bağırıp çağırıyor ve herkese sataşıyor ve daha ısrarcı bir şekilde ben gideceğim diyor.

Kafa derisinde açılmış yüzlerce kanal var,masada ekime hazırlanmış ve hazırlanacak binlerce kök var ama hasta yerinde durmuyor daha kötüsü hastanın reaksiyonu dayanılmaz düzeylere geldi ve bizimde sabrımız tükendi.

Hasta kalktı salondaki arkadaşınıda ikna edip klinikten çıktı gitti.

Bizde ekip olarak köklerle baş başa kaldık L

Bir süre sonra ekim yaptığımız kişiyle karşılaştım bir tarafta saçları çıkmış.Hasta “hocam tarla yarım kaldı bunu tamamlayım” dedi eee çukura bir defa düştük artık ikinci kez düşermiyim.

Yenileri aklıma geldikçe yazarım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel cerrahi uzmanı Op. Dr. Atilla KAYA'nın resmi İnternet sitesidir. Frontier Theme